Almanca Fransızca Hollandaca İngilizce İspanyolca İtalyanca Portekizce
   
   
   
   
   
 

12 Ada yazı dizisi

Şövalyeler diyarı Rodos

Rodos’un eski yerleşim yerinin en önemli özelliklerinden biri de şövalyelerin yaşamış olduğu kale ve Şövalyeler Yokuşu. Kale içerisindeki bazı bölümlerde fotoğraf çekiminin yasak olduğunu göreceksiniz. Ancak diğer bölümler ve özellikle kalenin girişi, size fazlasıyla yetecek.

Serhat Yılmaz

serhat@tourkeyf.com 

Kos Adası’nda kaç kare fotoğraf çektiğinize bir bakın. Eminim ki 3 haneli rakamlara çoktan ulaştınız. Kapasiteniz asıl Rodos adasında zorlanacak. Rodos’a, Kos’tan kalkan büyük gemilerle ulaşım imkanı bulunuyor. Genellikle her sabah saat 8 gibi büyük yolcu gemilerine cüzi miktarda bir para vererek 4.5 saat süren keyifli bir yolculukla Rodos’a gidebilirsiniz. Yolculuğunuz sırasında, sol tarafınızda Datça Yarımadası ve Marmaris size eşlik ederken sağ tarafınızda da diğer Yunan adalarını görebilirsiniz.


Rodos limanına ulaştığınız ilk anda sizi Rodos Kalesi’nin neredeyse tüm eski kasabayı (Old Town) kapsayan surları karşılayacak. Surlar, eski yerleşim yerini tamamen çevrelemiş durumda. Rodos başta olmak üzere diğer 12 adadaki restorasyon çalışmaları için Turizm Bakanlığı bütçesinden 2.5 milyon Euro kaynak ayrıldığını çok rahat bir şekilde görebiliyorsunuz. Bu restorasyon sonucunda en büyük kazanç da tabii ki fotoğraf tutkunlarının oluyor. Kalenin surları ve tarihi eserler şehirle iç içe olduğu için çok farklı kareler yakalama şansınız oldukça yüksek. Portre fotoğrafı çekmek isteyenler için, arka plan o kadar güzel bir çerçeve oluşturmuş ki, defalarca çekim yapsanız, her çekimde farklı bir güzelliği ortaya koyabilmeniz mümkün.

 

Eski Kasaba’nın sokakları ve evleri birbirine bağlayan kemerler, gölge oyunlarını da işin içerisine kattığınız takdirde, bakmaya doyamayacağınız görüntüler yakalamanız için birebir mekanlar olarak gösterilebilir. Rodos’un merkezi şu an ikiye bölünmüş durumda. Ama asıl bizi ilgilendiren bölümü, Old Town adı verilen eski kasabada yer alıyor.

 

Yeni yerleşim yeri, eskinin izlerini pek göremeyeceğiniz bir yapıya sahip. Evler modern ve Ege’nin karakteristik özelliklerini pek barındırmıyor. Binalarda İtalyan mimarisinin etkilerini görüyorsunuz. Neredeyse iki yerleşim yerinin ortasında bulunan Murat Reis Camii ve Türbesi ise, fotoğraf çekimi için uygun olan yerlerden biri. Türbenin giriş kapısı doğrudan denize baktığı için türbeyi ve denizi aynı kadraj içerisinde görebilmek mümkün. Biraz da sizin beceriniz ve bakışınız devreye girerse, harika görüntüler yakalayabilirsiniz.

 

Rodos’un eski yerleşim yerinin en önemli özelliklerinden biri de şövalyelerin yaşamış olduğu kale ve Şövalyeler Yokuşu. Kale içerisindeki bazı bölümlerde fotoğraf çekiminin yasak olduğunu göreceksiniz. Ancak diğer bölümler ve özellikle kalenin girişi, size fazlasıyla yetecek. Sadece kalenin içerisinde neredeyse 100 kare fotoğraf çektiğimi kabul edersek, ne büyük bir görsel zenginliğe sahip olduğunu kolaylıkla görebiliriz. Kale etrafında yer alan kiliselerin iç kısımları, Türkiye’de alışık olduğumuz kilise dekorasyonundan çok öte. Kilisenin içi zengin motiflerle bezenmiş ve tavanlar ile etrafta görebileceğiniz ikonalar, bir anda sizi Şövalyeler zamanına götürmeye yetiyor. Tavanlardaki süslemeleri ve işlemeleri çekerken, kilise görevlisi yaşlı teyzenin de portre fotoğrafını çekmeniz için size poz vermek istediğini göreceksiniz. Bu pozu kaçırmazsınız herhalde...
 

Şövalyeler yokuşu

 

Rodos şövalyelerinin seferden döndüklerinde kaldıkları yerler, kaleye giden yokuşun sağında ve solunda yer alıyor. Her bir bölme, fotografik açıdan oldukça kıymetli. Kimi yerler şu an konsolosluk olarak kullanılıyor ama siz bunu maalesef içeri girdiğinizde fark ediyorsunuz. Tarihi yapılar, gölge oyunlarını çok iyi bir şekilde size sunuyor ve bir anda kendinizi o yapıları fotoğraflarken buluyorsunuz. Bir anlamda fotoğrafçıyı büyülüyor da diyebilirim. Kalenin giriş kapısı ise ilk bakışta, animasyon filmlerinden ya da bilgisayar oyunlarından çıkmış gibi duruyor. Yazı içerisindeki fotoğrafa baktığınızda bunu çok daha iyi anlayacaksınız. Kapının çevresinde insanlar da olmasa, bilgisayar oyunundan ekran görüntüsü alınmış gibi duruyor. Kalenin iç kısımlarında gezinirken, ışığın gücünü kaybettiğini çok rahatlıkla fark edeceksiniz. Her tarafta pencereler olmasına rağmen, ışık yine de yeterli aydınlatmayı yapamıyor. Bu noktada kompakt makine ile çekim yapanların, makinelerinin dahili flaşlarına güvenmeleri gerekiyor. Profesyonel makine ile çekim yapacaksanız, flaşın gücünü biraz artırmanızda yarar var. Yalnız, çekim sırasında flaşı konuya doğru tutmamanızı öneririm. Kale içerisindeki eşyaların büyük bir kısmı koruyucu ve parlak bir madde ile kaplı olduğu için, hemen parlama yapabiliyor. Bunun için flaşı tavana doğrultmanızda fayda var. Bir hatırlatma daha yapayım. Güneşi önden aldığınız durumlarda, eğer özel olarak siluetli fotoğraflar çekmek istemiyorsanız, makinenin flaşını açık tutmanız gerekiyor.


Kalenin büyük avlusunda bulunan ve dikkatle baktığınızda sizi çevrelediğini düşünebileceğiniz heykeller, farklı açılardan çekildiğinde oldukça etkileyici görüntülere sahne olabilir. İyi bir çekim için meydanın sağ tarafında bulunan merdivenlerden yukarı doğru çıkabilir ve profilden ilginç enstantaneler yakalayabilirsiniz. 

 

Resimleri büyütmek için üzerine tıklayınız...
 

Yazı dizisinin önceki bölümleri

 

1. Bölüm Ege'nin incileri 12 adalar

2. Bölüm Tarih fışkıran ada: Kos

 

© 2005 Şafak Yayıncılık, Film, Tanıtım ve Halkla İlişkiler Ltd. Şti.  info@tourkeyf.com

For best view, please use at least Internet Explorer 6 or Netscape 8 by display like IE