|
Kos
Adası’nda kaç kare fotoğraf çektiğinize bir bakın.
Eminim ki 3 haneli rakamlara çoktan ulaştınız.
Kapasiteniz asıl Rodos adasında zorlanacak. Rodos’a,
Kos’tan kalkan büyük gemilerle ulaşım imkanı
bulunuyor. Genellikle her sabah saat 8 gibi büyük
yolcu gemilerine cüzi miktarda bir para vererek 4.5
saat süren keyifli bir yolculukla Rodos’a
gidebilirsiniz. Yolculuğunuz sırasında, sol
tarafınızda Datça Yarımadası ve Marmaris size eşlik
ederken sağ tarafınızda da diğer Yunan adalarını
görebilirsiniz.
Rodos
limanına ulaştığınız ilk anda sizi Rodos Kalesi’nin
neredeyse tüm eski kasabayı (Old Town) kapsayan
surları karşılayacak. Surlar, eski yerleşim yerini
tamamen çevrelemiş durumda. Rodos başta olmak üzere
diğer 12 adadaki restorasyon çalışmaları için Turizm
Bakanlığı bütçesinden 2.5 milyon Euro kaynak
ayrıldığını çok rahat bir şekilde görebiliyorsunuz. Bu
restorasyon sonucunda en büyük kazanç da tabii ki
fotoğraf tutkunlarının oluyor. Kalenin surları ve
tarihi eserler şehirle iç içe olduğu için çok farklı
kareler yakalama şansınız oldukça yüksek. Portre
fotoğrafı çekmek isteyenler için, arka plan o kadar
güzel bir çerçeve oluşturmuş ki, defalarca çekim
yapsanız, her çekimde farklı bir güzelliği ortaya
koyabilmeniz mümkün.
Eski
Kasaba’nın sokakları ve evleri birbirine bağlayan
kemerler, gölge oyunlarını da işin içerisine
kattığınız takdirde, bakmaya doyamayacağınız
görüntüler yakalamanız için birebir mekanlar olarak
gösterilebilir. Rodos’un merkezi şu an ikiye bölünmüş
durumda. Ama asıl bizi ilgilendiren bölümü, Old Town
adı verilen eski kasabada yer alıyor.
Yeni
yerleşim yeri, eskinin izlerini pek
göremeyeceğiniz bir yapıya sahip. Evler modern ve
Ege’nin karakteristik özelliklerini pek barındırmıyor.
Binalarda İtalyan mimarisinin etkilerini görüyorsunuz.
Neredeyse iki yerleşim yerinin ortasında bulunan Murat
Reis Camii ve Türbesi ise, fotoğraf çekimi için uygun
olan yerlerden biri. Türbenin giriş kapısı doğrudan
denize baktığı için türbeyi ve denizi aynı kadraj
içerisinde görebilmek mümkün. Biraz da sizin beceriniz
ve bakışınız devreye girerse, harika görüntüler
yakalayabilirsiniz.
Rodos’un
eski yerleşim yerinin en önemli özelliklerinden biri
de şövalyelerin yaşamış olduğu kale ve
Şövalyeler Yokuşu. Kale içerisindeki bazı
bölümlerde fotoğraf çekiminin yasak olduğunu
göreceksiniz. Ancak diğer bölümler ve özellikle
kalenin girişi, size fazlasıyla yetecek. Sadece
kalenin içerisinde neredeyse 100 kare fotoğraf
çektiğimi kabul edersek, ne büyük bir görsel
zenginliğe sahip olduğunu kolaylıkla görebiliriz. Kale
etrafında yer alan kiliselerin iç kısımları,
Türkiye’de alışık olduğumuz kilise dekorasyonundan çok
öte. Kilisenin içi zengin motiflerle bezenmiş ve
tavanlar ile etrafta görebileceğiniz ikonalar, bir
anda sizi Şövalyeler zamanına götürmeye yetiyor.
Tavanlardaki süslemeleri ve işlemeleri çekerken,
kilise görevlisi yaşlı teyzenin de portre fotoğrafını
çekmeniz için size poz vermek istediğini göreceksiniz.
Bu pozu kaçırmazsınız herhalde...
|